MEB Logo
ÇAĞIMIZIN SORUNU: TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI
TEGEM 2026 DUYURU

ÇAĞIMIZIN SORUNU: TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

Teknolojiyi kısaca insanların bilimi kullanarak hayatı kolaylaştırmak için yaptığı şeyler olarak tanımlayabiliriz. Teknoloji bağımlılığını ise bireyin teknolojiyi kullanmada iradesini kaybetmesi, kendini denetleyememesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlama hali olarak tanımlayabiliriz. 

Teknoloji bağımlılığını önlemedeki amaç bireye sınırlı ve kontrollü teknoloji kullanımını öğretmektir. Çünkü internet ve türevleri; profesyonel, sosyal ve akademik hayatın ayrılmaz bir parçasıdır.

Türkiye’de bilgisayar ve internet hemen hemen bütün evlerde kullanılmaktadır. Çocuklarını dışarıda oyun oynarken merak eden ebeveynler, artık evlerinde de çocuklarını merak etmeye başlamışlardır. Araştırma verilerine göre Dünya genelinde ortalama günlük internet kullanım süresi 6 saat 43 dakika iken, ülkemizde ortalama günlük internet kullanım süresi 7 saat 29 dakikadır. Türkiye’de internet kullanım süresinin dünya ortalamasının üstünde olmasının temel sebeplerinden biri de Türkiye’de insanların sosyal hobilerinin ve günlük rutinlerinin olmamasıdır. Özellikle gençlik döneminde daha fazla olan boş vakitlerin değerlendirilmesinde en ucuz, en çeşitli ve en kolay ulaşılabilir alternatifleri dijital araçlar sunmaktadır. İnternetin ve dijital araçların herkes için ulaşılabilir olması, ekonomik bir bütçe ile eğlence için farklı alternatifler sunması, gizli kimlikle kullanıcı olma imkanı vermesi ve geçici bir süre verdiği rahatlık hissi ile istenmeyen duygulardan kolayca kaçış fırsatı sunması gibi sebeplerle kullanımı her geçen gün yaygınlaşmaktadır.

Teknoloji bağımlılığı da dahil olmak üzere tüm bağımlılık türlerinde, bireyin ödül arama sistemi bozulmuştur. Oyuna, internete ve sosyal medyaya ulaşımın kolay olması nedeniyle sürekli olarak elde edilen pekiştireç, mezolimbik dopamin(beynin ödül mekanizması) sistemini aşırı uyarmakta ve uyaran yokluğunda strese sebep olmaktadır. Örneğin İnstagram ya da Facebook’ta yeni paylaşılan bir fotoğrafa gelen her bir beğeni ve olumlu yorum beynimiz tarafından ödül tepkisi ile karşılanmaktadır. Aynı durum bilgisayarda oyun oynarken kademe atlayan veya oyunu tamamlayan bir birey içinde geçerlidir.

Teknoloji bağımlılığı yaşayan bireylerin gösterebileceği belirtiler; teknoloji kullanımının giderek artması, teknoloji başında geçirilen vakitle ilgili kontrolün kaybedilmesi, zamanın büyük çoğunluğunun fiilen ya da zihnen teknolojiyle geçirilmesi, hayattaki aktivitelerin gitgide fakirleşmesi, hareketsizliğe bağlı bedensel rahatsızlıklar, zihinsel gelişim riskleri, görme problemleri, psikolojik gelişimin yaralanması, problem çözme becerisi olarak şiddetin kullanılması, dikkat eksikliğinin ortaya çıkması veya artması, sorumlulukların yerine getirilememeye başlanması ve işlevselliğin bozulması, duygu durumun bozulması, teknoloji kullanımını saklamak için yalanlar söylenmesi, uyku ve yemek düzeninin bozulması şeklinde görülebilir.

Ailelere teknoloji bağımlılığının önlenmesi konusunda şu öneriler verilebilir: 

1)internetin, akıllı telefonların ve sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmez parçaları olduğunu kabul edin ve yeni çağa ayak uydurmaya çalışın. En az çocuğunuz kadar sizin de teknolojik araçlarla ilgili bilgi sahibi olmanız gerekmektedir.

2)Çocuğunuzun teknoloji kullanımı ile ilgili düşüncelerini öğrenme çalışın. Bunun için kapı aralayıcı sorular üzerinden gidebilirsiniz. Örneğin şu kapı aralayıcı sorular sorulabilir: "Şu an en sevdiğin oyun/uygulama hangisi? Bana biraz nasıl oynandığını ya da mantığını anlatabilir misin?", "İnternette veya videolarda takip etmeyi en sevdiğin kişi kim? Onun en çok hangi özelliğini beğeniyorsun?", "Ekran başındayken (oyun oynarken/video izlerken) kendini nasıl hissediyorsun? Sana nasıl hissettiriyor?", "İnternette gezinirken seni bazen sıkan, üzen ya da kafanı karıştıran bir şeylerle karşılaştığın oluyor mu?"

3)Çocuğunuza bilgisayar veya akıllı telefon aldığınızda bu cihazları, interneti ve sosyal medya platformlarını nasıl kullanması gerektiği hakkında onları bilgilendirin ve çocuğunuzla birlikte bu cihazların kullanımı hakkında detaylı kuralların bir kontratını(sözleşmesini) oluşturun. Örneğin yemek masasında telefonların bulunmaması, ders çalışırken telefonlarını yanlarına almamaları. Uyku vaktinden yarım saat önce sosyal medya aktifliğini sonlandırmaları ve telefonla birlikte uyumamaları.

4)Koyulan kurallar çocuklara aktarılırken nedenleri gayet iyi açıklanmalı ve ikna edilene kadar üzerinde istişare edilmelidir.

5)Kural ihlallerinde uygulanacak yaptırımları da birlikte belirleyin. Mesela kural ihlali durumunda uygulanacak yaptırım bilgisayar kullanma vaktinin kısaltılması şeklinde olabilir. 

6)Kurallara uyma konusunda model olun. Şayet çocuğunuz yemek masasına telefonunu getiremiyorsa siz de yanınıza almayın.

7)Çocukların teknoloji kullanma sürelerine sınır koyarken dijital ortamlarda eğitim faaliyetlerine katılma süreleri, faydalı içerik üretme süreleri, zorunlu teknoloji kullanımı gerektiren durumlar hariç tutulmalı; vakit geçirme amaçlı veya eğlence odaklı, tüketici konumunda olunan süreler dikkate alınmalıdır.

8)Tüm ailenin birlikte olduğu vakitleri çoğaltmak, ebeveynlerin her birinin çalıştığı ailelerde en azından akşam yemeklerini birlikte yemek güçlü aile bağları için önemlidir. Teknoloji bağımlılığına karşı en iyi koruma yönteminin aile üyeleri ile çocuklar arasında kurulacak samimi ve sağlıklı ilişkiler olacaktır.

9)Ebeveynler tarafından çocuğa herhangi bir sınır konulduğunda ağlama davranışının ortaya çıkması doğaldır. Ağlama davranışının ardından çocuğu sakinleştirmek için ekranları kullanmak yerine sabırlı bir şekilde beklemek ve onu anladığını ifade eden davranış ve cümlelere başvurmak gerekir. 

10)Canları sıkılacağı endişesiyle çocukların tüm zamanını özellikle teknolojik aletlerle doldurmak yerine zaman zaman çocukların canlarının sıkılmasına izin vermek gerekir. Çocukların en fazla hayal kurdukları, düşünceler geliştirdikleri ve yaratıcılıklarının en fazla geliştiği dönemlerin canlarının sıkıldığı dönemler olduğu unutulmamalıdır.

11)Sadece teknolojiyi kısıtlamaya çalışan ve sürekli teknolojinin zararlarından bahseden ebeveyn figürü sergilemek, kuralların uygulanması açısından uzun vadede işlevsel olmamakta ve uyarının/kuralın gücü de azalmaktadır.

 

METİN SERHAT BAYRAM

UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN