Logo
0%
Sistem Yükleniyor
MEB Logo
TEGEM PROJESİ’nde Eğitimcilere Yönelik "Sözün Gücü" Semineri ile Etkili İletişimin Temelleri Atıldı

TEGEM PROJESİ’nde Eğitimcilere Yönelik "Sözün Gücü" Semineri ile Etkili İletişimin Temelleri Atıldı

Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ve bağımlılıkla mücadelede teknoloji, veri ve insanı merkeze alan vizyoner bir çalışma olan TEGEM (Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek) PROJESİ, eğitim süreçlerinin en önemli öznesi olan öğretmenlerimizin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemeye kararlılıkla devam etmektedir. "Geleceğin sağlıklı toplumunu, bugünün veriye dayalı ve bilinçli önleyici çalışmalarıyla inşa ediyoruz" mottosuyla yola çıkan proje, bu kez öğretmenlerimizin iletişim becerilerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen önemli bir etkinliğe imza attı.Eğitimde Etkili İletişimin Şifreleri ÇözüldüTEGEM PROJESİ’nin temel taşlarından biri olan "Eğitmen Gelişimi" aksiyon planı çerçevesinde, Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile kurulan güçlü işbirliği sayesinde, ilçede görev yapan öğretmenlerimize yönelik "Sözün Gücü, Anlamın İnşaası: Eğitimde Etkili İletişim Pratikleri Semineri" düzenlendi.Seminer, alanında uzman bir isim olan Dicle Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Zuhal Akmeşe tarafından bizzat verildi. Prof. Dr. Akmeşe, derin akademik bilgisi ve saha tecrübesiyle, eğitim ortamlarında kelimelerin sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda güven, motivasyon ve karakter inşasında nasıl hayati bir rol oynadığını detaylı bir şekilde ele aldı.Aktif Katılım ve İnovatif Yaklaşım Ön Planda TutulduSeminerin en dikkat çekici özelliklerinden biri, geleneksel anlatım yöntemlerinin dışına çıkan inovatif yapısı oldu. Katılımcı öğretmenlerin sadece dinleyici konumunda kalmadığı, sürecin her aşamasına aktif katılım sağladığı bir metodoloji uygulandı. Bu sayede eğitimciler, teorik bilgileri gerçekçi senaryolar ve interaktif pratikler üzerinden deneyimleme fırsatı buldular.Prof. Dr. Akmeşe’nin uzman yaklaşımı ve etkili sunumuyla, öğretmenlerimiz;Sınıf içi iletişimde "sözün gücü"nü fark ederek anlamın doğru ve etkili bir şekilde nasıl inşa edileceğini,Eğitimde etkili iletişim pratiklerini günlük okul yaşantısına entegre etme yöntemlerini,Öğrencilerle kurulan empatik ve yapıcı iletişimin, sağlıklı bir okul iklimi yaratmadaki kritik önemini,bizzat deneyimleyerek öğrendiler.Bilimsel Temelli ve Önleyici Çalışmalarımız Devam EdecekGençlerimizin güvenli, sağlıklı ve başarı dolu bir okul ikliminde yetişmesi için bilimsel temelli önleyici çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. TEGEM PROJESİ, eğitimin kalbini oluşturan öğretmenlerimizi destekleyerek, temiz yaşam ve güçlü bir gelecek hedefine doğru emin adımlarla ilerlemektedir.
"İletişim ve Empati" Semineri: Aile İçinde Sağlıklı Köprüler Kurmak

"İletişim ve Empati" Semineri: Aile İçinde Sağlıklı Köprüler Kurmak

Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ve bağımlılıkla mücadelede teknoloji, veri ve insanı merkeze alan TEGEM (Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek) PROJESİ, toplumun temel taşı olan aileleri desteklemeye kararlılıkla devam etmektedir. "Geleceğin sağlıklı toplumunu, bugünün veriye dayalı ve bilinçli önleyici çalışmalarıyla inşa ediyoruz" vizyonuyla hareket eden proje, bu kez aile içi ilişkileri güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir seminer düzenledi.Sağlıklı Bir Okul İklimi İçin Aile İçi İletişim ŞartGençlerimizin güvenli, sağlıklı ve başarı dolu bir okul ikliminde yetişmesi, bilimsel temelli önleyici çalışmaların yanı sıra güçlü bir aile-okul işbirliğine de bağlıdır. TEGEM PROJESİ, bu gerçeğin bilinciyle, velilerimizin de iletişim becerilerini ve farkındalıklarını artırmayı hedeflemektedir.Bu kapsamda düzenlenen Aile Semineri’nde, alanında uzman bir isim olan Uzman Psikolog Sadık Sun, "İletişim ve Empati" konularında katılımcıları bilgilendirdi. Seminer, sadece bilgi aktarımı değil, ailelerin günlük hayatlarında uygulayabilecekleri pratik yöntemler üzerine kurgulandı.Kelimelerden Çok Daha Fazlası: Empati ve DinlemePsikolog Sadık Sun, seminer boyunca şu önemli noktaların altını çizdi:İletişim, Karşılıklı Bir Süreçtir: İletişimin sadece konuşmak değil, aynı zamanda dinlemek ve anlamak üzerine kurulu karşılıklı bir etkileşim olduğu vurgulandı. Aile içi iletişimde "sözün gücü", anlamın doğru ve etkili bir şekilde inşa edilmesiyle mümkündür.Empatinin Gücü: Karşıdaki kişinin duygu ve düşüncelerini kendi penceresinden görebilme yeteneği olan empatinin, sağlıklı bir okul iklimi ve huzurlu bir aile ortamı için kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Uzman Psikolog Sun, çocuklarla kurulan empatik ve yapıcı iletişimin, güvenli liman arayışlarında aileyi ön plana çıkardığını ve sorunların çözümünde anahtar rol oynadığını örneklerle anlattı.Etkili Dinleme Pratikleri: Dinlemenin pasif bir süreç olmadığı, "etkili dinleme" ile karşımızdakini gerçekten anlamaya çalışmanın önemi vurgulandı. Ebeveynlerin çocuklarını dinlerken kullandıkları dil ve takındıkları tavrın, çocuğun özgüveni ve kendini ifade etme becerisi üzerindeki doğrudan etkisi ele alındı.Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek: Aileyle BirlikteTEGEM PROJESİ, bağımlılıkla mücadelede teknolojiyi bir araç olarak kullanırken, insanın dokunuşunu ve aile içi ilişkilerin gücünü asla göz ardı etmiyor. Bu seminer, projenin sadece istatistiklere ve verilere değil, aynı zamanda her bir canın kurtuluşuna ve her bir ailenin mutluluğuna verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. Bilimsel temelli ve önleyici çalışmalarla temiz yaşam ve güçlü bir gelecek hedefimize ailelerimizle el ele, kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz. 
TEGEM Projesi kapsamında İbrahim Kalkan Yazdı.

TEGEM Projesi kapsamında İbrahim Kalkan Yazdı.

DİL ŞİFASI – I Hastalık Olarak Dil ve Dinlemenin Hikmetiİbrahim Kalkan Kelimeler, uzunca yolculukların öğretileridir. Bizi sınarlar ve oldururlar. Felsefe, dilin karmaşık yollarını, söylem aralarını, suskunlukları yeniden özetleyerek önümüze döker.  Fransız göstergebilimci Roland Barthes’ın şu sözü uzun zamandır zihnimin kıyılarında dolaşıyor:“Bir hastalığım vardır benim: Dili görürüm.”Dil hastalık olabilir mi?Eğer böyle bir kanser türü varsa bu işe kim derman bulacak, kim reçete yazacak ve tedavi nasıl uygulanacak?Belki de mesele hastalık değildir. Belki dil, görünmeyeni görünür kılan bir röntgen cihazıdır. İnsan çoğu zaman yarasını değil, yaranın üzerini örten kabuğu görür. Dil ise kabuğu kaldırır. Kişi kelimelere dikkat kesildikçe yalnız başkalarının değil, kendi zihninin de karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlar. Bazı hastalıklar bedende başlar; bazıları ise kelimelerin gölgesinde.Barthes, dil üzerine zihin yormuş güçlü bir zaman yatırımcısıdır. Zamanın değeri onu nerede, nasıl, ne için ve kime harcadığınızla konumlanan gizemli bir hazinedir. Kişi zamanını neye yaslarsa tattığı makamda özü büyür. Öykündüğü öykülerden arınıp vardığı noktada benlik büyüsünün sırrı çözülür.Biz de kurgusal bir ömrün terekesinden payımıza düşecek ganimete ortak olma şiarını keyfimize gıda kılabilmek için Puslu Kıtalar Atlası’nı açalım. Kendimizin keşfine, dilimizin anılara dağıttığı keşliklere doğru yol alalım.Kelimeler Diyarının nam sahibi dilbaz ustalarının zihnimizde yankılanan meşhur atarlı üslubuyla Zümrüdüanka’nın gövdesine binelim ve sözün başladığı yere doğru uçalım.Suskunluğun mecburi kudretinden edinilen sorgulamalar yalnızlık aynasına yansıdıkça öznesini renkli bir dil öğrenmeye sürükler. Her sürgün, iliklerimize dek sinmiş baskı altında patlamaya ya da parıldamaya heveslenen sancılı bir cevherdir. Mesele potansiyelin nasıl işleneceği, hangi diyarlardan geçeceği ve hangi ateşlerde pişeceğidir.“Bişnev…”Farsça kökenli bu kelime “dinle” anlamına gelir. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevî’sinin ilk kelimesidir.Hastalığımızın ilk evresi dinleme meselesiyle yakın temas halindedir.Sözü buradan alıp biraz daha geriye götürelim.Gılgamış Destanı, sözün kayıt altına alındığı ilk büyük belgelerden biri olarak önümüzde duruyor. Söz yazıya aktarılınca varlık sahasında yeni bir problem ortaya çıkar; SınırlılıkSöz uçsuz bucaksızdır; yazı ise sınır çizer. Hafıza genişlerken aynı zamanda daralır. Çünkü kaydedilen şey korunur ama kaydedilmeyen şey unutulmaya mahkûm olur.Kâğıt, kalem ve yazma meselesinde uygarlık gözlüğünü inatla reddeden şifahi kültürler, kelimeleri heba etme şımarıklığının ceremesini sonraki nesillere bıraktıkları katranla ödeyeceklerinin farkında bile olmadan beylik sözler etrafında bir gelecek imar etmeye yöneldiler.Oysa insan, kelimelerin şaheseridir.İnsan önce duyduğu sözlerle biçimlenir, sonra söylediği sözlerle kendini yeniden kurar. Dil yalnızca iletişim aracı değildir; hafızanın mimarı, kimliğin terzisi ve ruhun görünmez haritasıdır.Belki de dilin şifası daha çok konuşmakta değil, daha derin dinlemektedir. Çünkü hakikat çoğu zaman söylenenlerde değil, söylenemeyenlerin arasında saklanır.
Orhan Asena Anadolu Lisesi’nde: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

Orhan Asena Anadolu Lisesi’nde: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

TEGEM Projesi Kapsamında Orhan Asena Anadolu Lisesi’nde Anlamlı Buluşma!Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda , ilimiz genelindeki ortaokul ve lise öğrencilerimizi bağımlılık risklerinden korumak , yaşam becerilerini güçlendirmek ve okul bağlılıklarını artırmak amacıyla başarıyla yürütülen "Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek, Mutlu Yarınlar Projesi" (TEGEM) saha çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor.  Projenin bu haftaki önemli eğitim duraklarından biri de Yenişehir ilçemizde bulunan Orhan Asena Anadolu Lisesi oldu. Okulumuzda düzenlenen farkındalık seminerine, projenin uzman kadrosunda yer alan Uzman Psikolog Sadık Sun konuşmacı olarak katıldı. Psikolojik ve bilimsel temellere dayalı, etkili ve interaktif sunumuyla öğrencilerle bir araya gelen Sadık Sun ; bağımlılık risklerine karşı erken dönemde farkındalık kazanılması , sorunlarla başa çıkma stratejileri ve sağlıklı yaşam becerilerinin geliştirilmesi gibi hayati konularda çok değerli bilgiler aktardı.  Çok Boyutlu Kurumsal İş Birliği Diyarbakır Valiliği öncülüğünde; İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz, Dicle Üniversitesi, Yeşilay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığında yürütülen 36 aylık bu dev proje; öğrencilerimizin akademik motivasyonunu desteklerken onları her türlü olumsuz risk faktöründen ve suça sürüklenme süreçlerinden korumayı hedeflemektedir.  Orhan Asena Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğe sunduğu değerli katkılardan dolayı başta Sayın Uzman Psikolog Sadık Sun’a, projenin yürütülmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza, okul yönetimimize ve seminere yoğun ilgi gösteren sevgili öğrencilerimize teşekkür ederiz.   Gençlerimizin güvenli, sağlıklı, temiz ve başarı dolu bir eğitim ortamında yetişmesi için koruyucu ve önleyici çalışmalarımızı il genelinde kararlılıkla sürdüreceğiz.  
M. Yurtoğlu MTAL’de: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

M. Yurtoğlu MTAL’de: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

TEGEM Projesi Kapsamında Muhammed Yurtoğlu MTAL’de Değerli Farkındalık Semineri!Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda , ilimiz genelindeki ortaokul ve lise öğrencilerimizi her türlü bağımlılık riskinden korumak , onlara güçlü bir gelecek sunmak ve yaşam becerilerini geliştirmek amacıyla başarıyla yürütülen "Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek, Mutlu Yarınlar Projesi" (TEGEM) , saha çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.  Projenin Kayapınar ilçesindeki önemli duraklarından biri de Muhammed Yurtoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Okulumuzda gerçekleştirilen farkındalık seminerine, projenin uzman kadrosunda yer alan Uzman Psikolog Sadık Sun konuşmacı olarak katıldı. Psikolojik ve bilimsel temellere dayalı , gençlerin dilinden anlayan etkili sunumuyla öğrencilerle bir araya gelen Sadık Sun; bağımlılık risklerinin erken dönemde fark edilmesi , sorunlarla sağlıklı başa çıkma stratejileri ve etkili iletişim becerileri gibi hayati konularda çok değerli bilgiler aktardı.  Geleceğe Yatırım: Koruyucu Okul İklimi Diyarbakır Valiliği öncülüğünde; İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz , Dicle Üniversitesi , Yeşilay , Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü , Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığında yürütülen 36 aylık bu dev proje ; mesleki eğitimdeki gençlerimizin akademik motivasyonlarını desteklemeyi , onları her türlü olumsuz risk faktöründen korumayı ve okul bağlılıklarını artırmayı hedeflemektedir.  Muhammed Yurtoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen bu anlamlı etkinliğe katkılarından dolayı başta Sayın Uzman Psikolog Sadık Sun’a, okul yönetimimize, projenin yürütülmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza ve seminere yoğun ilgi gösteren geleceğin teminatı sevgili öğrencilerimize teşekkür ederiz. Gençlerimizin güvenli, sağlıklı, temiz ve başarı dolu bir eğitim ortamında yetişmesi için koruyucu ve önleyici çalışmalarımızı il genelinde kararlılıkla sürdüreceğiz.
ÇAĞIMIZIN SORUNU: TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

ÇAĞIMIZIN SORUNU: TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

Teknolojiyi kısaca insanların bilimi kullanarak hayatı kolaylaştırmak için yaptığı şeyler olarak tanımlayabiliriz. Teknoloji bağımlılığını ise bireyin teknolojiyi kullanmada iradesini kaybetmesi, kendini denetleyememesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlama hali olarak tanımlayabiliriz. Teknoloji bağımlılığını önlemedeki amaç bireye sınırlı ve kontrollü teknoloji kullanımını öğretmektir. Çünkü internet ve türevleri; profesyonel, sosyal ve akademik hayatın ayrılmaz bir parçasıdır.Türkiye’de bilgisayar ve internet hemen hemen bütün evlerde kullanılmaktadır. Çocuklarını dışarıda oyun oynarken merak eden ebeveynler, artık evlerinde de çocuklarını merak etmeye başlamışlardır. Araştırma verilerine göre Dünya genelinde ortalama günlük internet kullanım süresi 6 saat 43 dakika iken, ülkemizde ortalama günlük internet kullanım süresi 7 saat 29 dakikadır. Türkiye’de internet kullanım süresinin dünya ortalamasının üstünde olmasının temel sebeplerinden biri de Türkiye’de insanların sosyal hobilerinin ve günlük rutinlerinin olmamasıdır. Özellikle gençlik döneminde daha fazla olan boş vakitlerin değerlendirilmesinde en ucuz, en çeşitli ve en kolay ulaşılabilir alternatifleri dijital araçlar sunmaktadır. İnternetin ve dijital araçların herkes için ulaşılabilir olması, ekonomik bir bütçe ile eğlence için farklı alternatifler sunması, gizli kimlikle kullanıcı olma imkanı vermesi ve geçici bir süre verdiği rahatlık hissi ile istenmeyen duygulardan kolayca kaçış fırsatı sunması gibi sebeplerle kullanımı her geçen gün yaygınlaşmaktadır.Teknoloji bağımlılığı da dahil olmak üzere tüm bağımlılık türlerinde, bireyin ödül arama sistemi bozulmuştur. Oyuna, internete ve sosyal medyaya ulaşımın kolay olması nedeniyle sürekli olarak elde edilen pekiştireç, mezolimbik dopamin(beynin ödül mekanizması) sistemini aşırı uyarmakta ve uyaran yokluğunda strese sebep olmaktadır. Örneğin İnstagram ya da Facebook’ta yeni paylaşılan bir fotoğrafa gelen her bir beğeni ve olumlu yorum beynimiz tarafından ödül tepkisi ile karşılanmaktadır. Aynı durum bilgisayarda oyun oynarken kademe atlayan veya oyunu tamamlayan bir birey içinde geçerlidir.Teknoloji bağımlılığı yaşayan bireylerin gösterebileceği belirtiler; teknoloji kullanımının giderek artması, teknoloji başında geçirilen vakitle ilgili kontrolün kaybedilmesi, zamanın büyük çoğunluğunun fiilen ya da zihnen teknolojiyle geçirilmesi, hayattaki aktivitelerin gitgide fakirleşmesi, hareketsizliğe bağlı bedensel rahatsızlıklar, zihinsel gelişim riskleri, görme problemleri, psikolojik gelişimin yaralanması, problem çözme becerisi olarak şiddetin kullanılması, dikkat eksikliğinin ortaya çıkması veya artması, sorumlulukların yerine getirilememeye başlanması ve işlevselliğin bozulması, duygu durumun bozulması, teknoloji kullanımını saklamak için yalanlar söylenmesi, uyku ve yemek düzeninin bozulması şeklinde görülebilir.Ailelere teknoloji bağımlılığının önlenmesi konusunda şu öneriler verilebilir: 1)internetin, akıllı telefonların ve sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmez parçaları olduğunu kabul edin ve yeni çağa ayak uydurmaya çalışın. En az çocuğunuz kadar sizin de teknolojik araçlarla ilgili bilgi sahibi olmanız gerekmektedir.2)Çocuğunuzun teknoloji kullanımı ile ilgili düşüncelerini öğrenme çalışın. Bunun için kapı aralayıcı sorular üzerinden gidebilirsiniz. Örneğin şu kapı aralayıcı sorular sorulabilir: "Şu an en sevdiğin oyun/uygulama hangisi? Bana biraz nasıl oynandığını ya da mantığını anlatabilir misin?", "İnternette veya videolarda takip etmeyi en sevdiğin kişi kim? Onun en çok hangi özelliğini beğeniyorsun?", "Ekran başındayken (oyun oynarken/video izlerken) kendini nasıl hissediyorsun? Sana nasıl hissettiriyor?", "İnternette gezinirken seni bazen sıkan, üzen ya da kafanı karıştıran bir şeylerle karşılaştığın oluyor mu?"3)Çocuğunuza bilgisayar veya akıllı telefon aldığınızda bu cihazları, interneti ve sosyal medya platformlarını nasıl kullanması gerektiği hakkında onları bilgilendirin ve çocuğunuzla birlikte bu cihazların kullanımı hakkında detaylı kuralların bir kontratını(sözleşmesini) oluşturun. Örneğin yemek masasında telefonların bulunmaması, ders çalışırken telefonlarını yanlarına almamaları. Uyku vaktinden yarım saat önce sosyal medya aktifliğini sonlandırmaları ve telefonla birlikte uyumamaları.4)Koyulan kurallar çocuklara aktarılırken nedenleri gayet iyi açıklanmalı ve ikna edilene kadar üzerinde istişare edilmelidir.5)Kural ihlallerinde uygulanacak yaptırımları da birlikte belirleyin. Mesela kural ihlali durumunda uygulanacak yaptırım bilgisayar kullanma vaktinin kısaltılması şeklinde olabilir. 6)Kurallara uyma konusunda model olun. Şayet çocuğunuz yemek masasına telefonunu getiremiyorsa siz de yanınıza almayın.7)Çocukların teknoloji kullanma sürelerine sınır koyarken dijital ortamlarda eğitim faaliyetlerine katılma süreleri, faydalı içerik üretme süreleri, zorunlu teknoloji kullanımı gerektiren durumlar hariç tutulmalı; vakit geçirme amaçlı veya eğlence odaklı, tüketici konumunda olunan süreler dikkate alınmalıdır.8)Tüm ailenin birlikte olduğu vakitleri çoğaltmak, ebeveynlerin her birinin çalıştığı ailelerde en azından akşam yemeklerini birlikte yemek güçlü aile bağları için önemlidir. Teknoloji bağımlılığına karşı en iyi koruma yönteminin aile üyeleri ile çocuklar arasında kurulacak samimi ve sağlıklı ilişkiler olacaktır.9)Ebeveynler tarafından çocuğa herhangi bir sınır konulduğunda ağlama davranışının ortaya çıkması doğaldır. Ağlama davranışının ardından çocuğu sakinleştirmek için ekranları kullanmak yerine sabırlı bir şekilde beklemek ve onu anladığını ifade eden davranış ve cümlelere başvurmak gerekir. 10)Canları sıkılacağı endişesiyle çocukların tüm zamanını özellikle teknolojik aletlerle doldurmak yerine zaman zaman çocukların canlarının sıkılmasına izin vermek gerekir. Çocukların en fazla hayal kurdukları, düşünceler geliştirdikleri ve yaratıcılıklarının en fazla geliştiği dönemlerin canlarının sıkıldığı dönemler olduğu unutulmamalıdır.11)Sadece teknolojiyi kısıtlamaya çalışan ve sürekli teknolojinin zararlarından bahseden ebeveyn figürü sergilemek, kuralların uygulanması açısından uzun vadede işlevsel olmamakta ve uyarının/kuralın gücü de azalmaktadır. METİN SERHAT BAYRAMUZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN
ERGENLİK

ERGENLİK

Ayna karşısında fazlaca zaman geçirmeye başladığınız, aynadaki görüntünüzden rahatsız olduğunuz, ha bire çektiğiniz fotoğraflarda kendinizi kendinize beğendirmekte zorlandığınız,  özellikle de yüzünüzdeki  minnacık sivilceleri gözünüzde devasa olarak algıladığınız, kızlarda artış gösteren östrojen hormonuna bağlı olarak göğüslerde büyüme ve adet görme (menstruasyon), erkeklerde ise testesteron hormonunun etkisiyle oluşan testislerin büyümesinin yanı sıra bedeninizin bazı bölgelerinin tüylenmeye başladığı, erkekler de sesin kaba saba bir hal aldığı kızlarda inceldiği, karşı cinse ilginin arttığı, öfkenize zaman zaman hakim olmakta zorlanıp, ayaklarınızı yere hızlıca vurduğunuz, çıkarken sinirlenip kapıları hızlıca çarptığınız isyanvari eylemlere, “annem-babam beni anlamıyor, artık çocuk değilim, bana bir şey olmaz” nakaratlarının eşlik ettiği, anne ve babadan ziyade arkadaşlarınızın sizin için daha önemli bir hale geldiği bir dönem içine mi girdiniz, durun durun panik yapmayın! Bu içinde bulunduğunuz tüm bedensel, zihinsel, duygusal ve  sosyal değişikliklerin oluştuğu bu dönemin adı ergenlik dönemi olarak adlandırılmaktadır.  10-13 yaşları arasında geçen bu dönemde kendinizi çocukluktan yetişkinliğe geçişinizi sağlayan bir köprü olarak düşünebilirsiniz. Yetişkinliğin ayak seslerini duymakla beraber, üzerinizde çocukluktan izler de taşıyacaksınız.  İşte sancılı geçirme ihtimali yüksek olan bu köprüden daha az sancılı geçebilmek adına aşağıdaki bazı hususlara dikkat edebiliriz; Risk oluşturabilecek davranışlardan (ör;hızlı araç kullanma) uzak durmak, Problemlerinizi yanlış başa çıkma davranışlarıyla (ör;sigara, alkol, vb.) çözmekten kendinizi alıkoymak,  Kötü yola sevk edebilecek arkadaşlık ilişkilerinden uzak durup, sağlıklı rol model alabileceğiniz insanları kendinize idol/arkadaş olarak seçmek, Akademik, sanat, spor ya da herhangi bir sosyal aktivite de kendinizi geliştirmek,Ailenizle olan muhabbetinizi/ilişkinizi iyi tutarak, aranıza duvar örecek telefon, tablet, televizyon gibi dijital araçları kontrollü kullanıp, bağımlılığa karşı uyanık kalarak Hazır yeri gelmişken ergen çocuğu olup problem yaşayan anne ve babalara da süreci daha iyi yönetmeleri hususunda birkaç ipucu vermek fena olmayacaktır;Evladınızın ergenlik döneminde beynin soyut düşünme, sağlıklı karar alma alanı olan prefrontal bölgesi henüz gelişimini tamamlamadığından, iri cüssesine aldanmayıp çocuğunuzun sizi tam bir yetişkin gibi algılamasını beklemeyip, sabırlı ve anlayışlı olup, deli dolu olarak gördüğünüz davranışlarını buna yorun.Bir başkasıyla kıyaslamayın, herkesin yeteneği, ilgisi farklı farklıdır (mukayesenin yapılması çocuğunuzun kıyas edildiği kişiden nefret etmesine ve onu rol model alacağı varsa bile örnek almamasına yol açmaktadır). Kıyaslamak yerine örnek almasını istediğiniz akranıyla ailecek zaman geçirmeye çalışın.Çok dinleyip az konuşarak, çocuğun duygu ve düşüncelerinin paylaşıldığı, kendisini anlaşılmış hissettiği bir muhabbet (nasihat ve akıl vermeyi en aza indirgeyerek, çocuğunuzun kendisini anlaşılmış hissetmesi için çabalayın)Birlikteliğiniz kaliteli olsun (ten temasının, göz temasının olduğu, kalplerin duygularla harmanlandığı bir beraberlik oluşursa, evladınız yaşadığı sıkıntıları gelip sizinle paylaşabilecektir)Çocuğu yeteneğine göre Sosyal, sportif, sanatsal, akademik bir alana yönlendirerek, potansiyelini açığa çıkartmasına yardımcı olunarak, çocuğun kendisini işe yarar, başarılı biri olarak görmesini sağlamak, daha çok dikkat çekmek amaçlı  edindiği olumsuz hal ve hareketlere karşı koruyuculuk oluşturacaktır.Sorumluluklar konusunda net olmakla beraber, anne baba olarak tutarlılığı elden bırakmayıp, çocuğunuza sevgi ve saygının dolu dolu olduğu bir ortam sunmanız önem arz etmektedir. Uzman Psikolog SADIK SUN
Temiz Yaşam ve Mutlu Yarınlar İçin TEGEM Projesi Sahada!

Temiz Yaşam ve Mutlu Yarınlar İçin TEGEM Projesi Sahada!

Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda , çocuklarımızı ve gençlerimizi her türlü bağımlılık riskinden korumak , onlara sağlıklı bir gelecek sunmak amacıyla hayata geçirilen "Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek, Mutlu Yarınlar Projesi" (TEGEM) , okullarımızdaki eğitim ve farkındalık faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor.  Proje takvimi kapsamında, Mehmetçik Anadolu Lisesi öğrencilerine yönelik oldukça verimli bir seminer gerçekleştirildi. Yahya ÖĞER’in değerli sunumuyla düzenlenen seminerde; öğrencilerimizin bağımlılık risklerine karşı bilinçlendirilmesi , sosyal ve yaşam becerilerinin güçlendirilmesi ile verimli zaman geçirme bilincinin kazandırılması gibi kritik konular masaya yatırıldı.   Bütüncül ve Sürdürülebilir Bir Mücadele Diyarbakır Valiliği koordinasyonunda; Yeşilay, Dicle Üniversitesi, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen TEGEM , 36 ay boyunca il genelindeki 17 ilçede sürdürülecektir. Proje ile yalnızca öğrencilere ulaşmakla kalınmayıp, veli eğitimleriyle aile içi koruyucu faktörlerin güçlendirilmesi ve öğretmen eğitimleriyle de okullarda kalıcı bir koruyucu iklim oluşturulması hedeflenmektedir.  Okul-aile-çevre iş birliğini güçlendirerek gençlerimizin güvenli ve sağlıklı ortamlarda yetişmelerine katkı sağlayan bu anlamlı projede emeği geçen tüm paydaşlarımıza, uzmanlarımıza ve eğitmenlerimize teşekkür ederiz.   Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz için bağımlılıkla mücadelede erken müdahale ve farkındalık çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğiz.    
TEGEM Projesi Kapsamında Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi’nde Değerli Seminer!

TEGEM Projesi Kapsamında Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi’nde Değerli Seminer!

Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda , ilimiz genelindeki ortaokul ve lise öğrencilerimizi bağımlılık risklerinden korumak ve yaşam becerilerini güçlendirmek amacıyla başarıyla yürütülen "Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek, Mutlu Yarınlar Projesi" (TEGEM) saha çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.  Projenin eğitim duraklarından biri de Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi oldu. Okulumuzda düzenlenen farkındalık seminerine, Dicle Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Zuhal Akmeşe konuşmacı olarak katıldı. Prof. Dr. Zuhal Akmeşe’nin uzman yaklaşımı ve etkili sunumuyla gerçekleştirilen seminerde; öğrencilerimizin bağımlılık türlerine karşı bilinçlendirilmesi, risk faktörleriyle başa çıkma stratejileri ve sağlıklı bir gelecek inşa etmenin yolları gibi hayati konular ele alındı.  Geniş Paydaş Ağı ile Güçlü Yarınlar Diyarbakır Valiliği öncülüğünde; İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz, Dicle Üniversitesi, Yeşilay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığında yürütülen 36 aylık bu dev proje , öğrencilerimizin akademik motivasyonunu artırmanın yanı sıra onları suça sürüklenme ve erken okul terki gibi risklerden de korumayı hedeflemektedir.  Fatih Sultan Mehmet Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğe katkılarından dolayı başta Sayın Prof. Dr. Zuhal Akmeşe’ye, projenin mutfağındaki tüm kurumlarımıza ve katılım sağlayan öğrencilerimize teşekkür ederiz. Gençlerimizin güvenli, sağlıklı ve başarı dolu bir okul ikliminde yetişmesi için bilimsel temelli önleyici çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.    
TEGEM Projesi Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

TEGEM Projesi Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

TEGEM Projesi Kapsamında Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde Önemli Farkındalık Semineri!Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda , ilimiz genelindeki 17 ilçede ortaokul ve lise öğrencilerimizi her türlü bağımlılık riskinden korumak ve yaşam becerilerini güçlendirmek amacıyla başarıyla yürütülen "Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek, Mutlu Yarınlar Projesi" (TEGEM), saha çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor.  Projenin eğitim duraklarından biri de Adnan Menderes Anadolu Lisesi oldu. Okulumuzda düzenlenen farkındalık seminerine, projenin uzman kadrosunda yer alan Uzman Psikolog Sadık Sun konuşmacı olarak katıldı. Psikolojik ve bilimsel temellere dayalı etkili sunumuyla öğrencilerle buluşan Sadık Sun; bağımlılık risklerine karşı erken dönemde farkındalık kazanılması , sorunlarla başa çıkma ve iletişim becerilerinin geliştirilmesi gibi hayati konularda değerli bilgiler aktardı.  Çok Boyutlu ve Güçlü İş Birliği Diyarbakır Valiliği öncülüğünde; İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz, Dicle Üniversitesi, Yeşilay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığında yürütülen 36 aylık bu bütüncül proje; öğrencilerimizin okul bağlılıklarını artırmayı , akademik motivasyonlarını güçlendirmeyi ve onları her türlü olumsuz risk faktöründen korumayı hedeflemektedir.  Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğe katkılarından dolayı başta Sayın Uzman Psikolog Sadık Sun’a, projenin yürütülmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza ve katılım sağlayan öğrencilerimize teşekkür ederiz. Gençlerimizin güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamında yetişmesi için koruyucu ve önleyici çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. 
İbn-i Sina MTAL’de: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

İbn-i Sina MTAL’de: Uzman Psikolog Sadık Sun Öğrencilerimizle Buluştu!

TEGEM Projesi Kapsamında İbn-i Sina MTAL’de Önemli Farkındalık Semineri!Diyarbakır İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, ilimiz genelindeki 17 ilçede ortaokul ve lise öğrencilerimizi bağımlılık risklerinden korumak ve yaşam becerilerini geliştirmek amacıyla başarıyla yürütülen "Temiz Yaşam, Güçlü Gelecek, Mutlu Yarınlar Projesi" (TEGEM), saha çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor.  Projenin Yenişehir ilçesindeki kıymetli duraklarından biri de İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Okulumuzda düzenlenen farkındalık seminerine, projenin uzman kadrosunda yer alan Uzman Psikolog Sadık Sun konuşmacı olarak katıldı. Psikolojik ve bilimsel temellere dayalı, öğrencilerin dikkatini çeken etkili sunumuyla sahne alan Sadık Sun; bağımlılık risklerine karşı erken dönemde farkındalık kazanılması, sorunlarla başa çıkma stratejileri ve sağlıklı yaşam becerilerinin geliştirilmesi gibi hayati konularda değerli bilgiler aktardı.  Geleceğe Güvenli Adımlar: Koruyucu Okul İklimi Diyarbakır Valiliği öncülüğünde; İl Millî Eğitim Müdürlüğümüz, Dicle Üniversitesi, Yeşilay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığında yürütülen 36 aylık bu bütüncül proje; mesleki eğitimdeki gençlerimizin akademik motivasyonlarını desteklemeyi, onları her türlü olumsuz risk faktöründen korumayı ve okul bağlılıklarında artış sağlamayı hedeflemektedir.  İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğe katkılarından dolayı başta Sayın Uzman Psikolog Sadık Sun’a, okul yönetimimize, projenin yürütülmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza ve seminere yoğun ilgi gösteren geleceğin sağlıkçı adayı sevgili öğrencilerimize teşekkür ederiz.   Gençlerimizin güvenli, sağlıklı ve başarı dolu bir eğitim ortamında yetişmesi için koruyucu ve önleyici çalışmalarımızı il genelinde kararlılıkla sürdüreceğiz. 
Sisteme Giriş
Okul Kayıt Talebi
Stratejik Vizyon

Hedeflerimiz ve Kapsam

Genel Hedef

17 ilçede ortaokul ve lise öğrencilerinin bağımlılık risklerini bilimsel yöntemlerle belirlemek.

Risk Haritası

Madde ve teknoloji bağımlılığı için il bazlı dijital risk haritaları oluşturarak önlem almak.

Mutlu Yarınlar

Öğrencilerin sosyal ve yaşam becerilerini güçlendirerek suça sürüklenme riskini azaltmak.

Eğitim Arşivi

Faydalı Eğitim İçerikleri

Uzman görüşleri ve rehber içeriklerle bağımlılıkla doğru mücadele yöntemleri.

Ailenin Önemi ve Bağımlılıkla Mücadele Projesi
teknoloji Bağımlılığı
Madde Bağımlılığı Filmi
Güçlü Paydaş Ağı

Stratejik İş Birlikleri

Dicle Üniversitesi

Dicle Üniversitesi

YEŞİLAY

YEŞİLAY

İl Sağlık Müdürlüğü

İl Sağlık Müdürlüğü

Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü

Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü

Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü

Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü