MEB Logo
ERGENLİK
TEGEM 2026 DUYURU

ERGENLİK

Ayna karşısında fazlaca zaman geçirmeye başladığınız, aynadaki görüntünüzden rahatsız olduğunuz, ha bire çektiğiniz fotoğraflarda kendinizi kendinize beğendirmekte zorlandığınız,  özellikle de yüzünüzdeki  minnacık sivilceleri gözünüzde devasa olarak algıladığınız, kızlarda artış gösteren östrojen hormonuna bağlı olarak göğüslerde büyüme ve adet görme (menstruasyon), erkeklerde ise testesteron hormonunun etkisiyle oluşan testislerin büyümesinin yanı sıra bedeninizin bazı bölgelerinin tüylenmeye başladığı, erkekler de sesin kaba saba bir hal aldığı kızlarda inceldiği, karşı cinse ilginin arttığı, öfkenize zaman zaman hakim olmakta zorlanıp, ayaklarınızı yere hızlıca vurduğunuz, çıkarken sinirlenip kapıları hızlıca çarptığınız isyanvari eylemlere, “annem-babam beni anlamıyor, artık çocuk değilim, bana bir şey olmaz” nakaratlarının eşlik ettiği, anne ve babadan ziyade arkadaşlarınızın sizin için daha önemli bir hale geldiği bir dönem içine mi girdiniz, durun durun panik yapmayın! Bu içinde bulunduğunuz tüm bedensel, zihinsel, duygusal ve  sosyal değişikliklerin oluştuğu bu dönemin adı ergenlik dönemi olarak adlandırılmaktadır.  10-13 yaşları arasında geçen bu dönemde kendinizi çocukluktan yetişkinliğe geçişinizi sağlayan bir köprü olarak düşünebilirsiniz. Yetişkinliğin ayak seslerini duymakla beraber, üzerinizde çocukluktan izler de taşıyacaksınız.  İşte sancılı geçirme ihtimali yüksek olan bu köprüden daha az sancılı geçebilmek adına aşağıdaki bazı hususlara dikkat edebiliriz; 

Risk oluşturabilecek davranışlardan (ör;hızlı araç kullanma) uzak durmak, 

Problemlerinizi yanlış başa çıkma davranışlarıyla (ör;sigara, alkol, vb.) çözmekten kendinizi alıkoymak,  

Kötü yola sevk edebilecek arkadaşlık ilişkilerinden uzak durup, sağlıklı rol model alabileceğiniz insanları kendinize idol/arkadaş olarak seçmek, 

Akademik, sanat, spor ya da herhangi bir sosyal aktivite de kendinizi geliştirmek,

Ailenizle olan muhabbetinizi/ilişkinizi iyi tutarak, aranıza duvar örecek telefon, tablet, televizyon gibi dijital araçları kontrollü kullanıp, bağımlılığa karşı uyanık kalarak 

Hazır yeri gelmişken ergen çocuğu olup problem yaşayan anne ve babalara da süreci daha iyi yönetmeleri hususunda birkaç ipucu vermek fena olmayacaktır;

Evladınızın ergenlik döneminde beynin soyut düşünme, sağlıklı karar alma alanı olan prefrontal bölgesi henüz gelişimini tamamlamadığından, iri cüssesine aldanmayıp çocuğunuzun sizi tam bir yetişkin gibi algılamasını beklemeyip, sabırlı ve anlayışlı olup, deli dolu olarak gördüğünüz davranışlarını buna yorun.

Bir başkasıyla kıyaslamayın, herkesin yeteneği, ilgisi farklı farklıdır (mukayesenin yapılması çocuğunuzun kıyas edildiği kişiden nefret etmesine ve onu rol model alacağı varsa bile örnek almamasına yol açmaktadır). Kıyaslamak yerine örnek almasını istediğiniz akranıyla ailecek zaman geçirmeye çalışın.

Çok dinleyip az konuşarak, çocuğun duygu ve düşüncelerinin paylaşıldığı, kendisini anlaşılmış hissettiği bir muhabbet (nasihat ve akıl vermeyi en aza indirgeyerek, çocuğunuzun kendisini anlaşılmış hissetmesi için çabalayın)

Birlikteliğiniz kaliteli olsun (ten temasının, göz temasının olduğu, kalplerin duygularla harmanlandığı bir beraberlik oluşursa, evladınız yaşadığı sıkıntıları gelip sizinle paylaşabilecektir)

Çocuğu yeteneğine göre Sosyal, sportif, sanatsal, akademik bir alana yönlendirerek, potansiyelini açığa çıkartmasına yardımcı olunarak, çocuğun kendisini işe yarar, başarılı biri olarak görmesini sağlamak, daha çok dikkat çekmek amaçlı  edindiği olumsuz hal ve hareketlere karşı koruyuculuk oluşturacaktır.

Sorumluluklar konusunda net olmakla beraber, anne baba olarak tutarlılığı elden bırakmayıp, çocuğunuza sevgi ve saygının dolu dolu olduğu bir ortam sunmanız önem arz etmektedir.

 

Uzman Psikolog SADIK SUN